Bazen insanlarla yürüttüğümüz ilişkimizde, bazen maddi konularda, bazen iş hayatımızla ilgili konularda, bazense sağlık konusunda belirsiz süreçler yaşayabiliyoruz. Aslında zaten yaşadığımız dünyanın fabrika ayarları böyle 😊 hiç kimse için bir torpil ya da ayrım olmadan, hepimiz mutlaka bunların bir veya birkaçı ile ilgili belirsiz süreçler yaşıyoruz.
Madem belirsizlik yaşayacağımız konular ve süreçler olacağı kesin bu hayatta, o halde ilk sırada bu gerçeği KABUL var. Kabul etmekten kasıt sadece sözlü olarak bunu kendinize dile getirmeniz değil, bizzat aklen, zihnen, ruhen idrak etmek. Bu tür şeyleri yaşayabilecek olmanın kesinliğinin verdiği zihin berraklığı, netliği. Yani ‘’neden, sadece bana mı’’ gibi şüphelerin olmaması. Default ayarın kabul edilmesi.
Tabi belirsizlik gerçeğini kabul etmek tek başına yeterli olmuyor ve sürecin çok kolay olduğu anlamına gelmiyor. İkinci sırada BİZE DÜŞEN VE YAPABİLECEKLERİMİZİN TÜMÜ LİSTESİ’ni çıkarmak var. Nedir bu liste peki? Belirsizlik konusu her ne ise o konuda kendimiz neler yapabiliriz, hangi adımları atmak ya da eylemleri gerçekleştirmek bizim elimizde diye şöyle detaylı bir değerlendirme yapmalıyız. Örneğin konu sağlık ise; mevcut hastalığımla ilgili hangi doktorlar uzmanlaşmış araştırırım, bulduklarım arasından 2 veya 3 tanesine randevu alır, teşhisin max doğru olduğunu anlamaya çalışırım, yazılan tedaviye birebir uymaya çalışıp aynı zamanda varsa alternatif tıp takviyeleri, onları da araştırıp ek olarak uygulamaya çalışırım. Diğer taraftan hastalık sürecimde kendime, yakınlarıma, birlikte yaşadığım kişilere, arkadaşlarıma ve iş hayatıma karşı nasıl bir duruş sergileyeceğime, kimseye gereksiz negatif olaylar ve duygular yaşatmamak adına nasıl davranacağıma dair bir farkındalık geliştirir ve ona göre davranırım. Bu süreçte beni ruhen rahatlatacak eylemlerden (yoga, meditasyon, doğayı sessizce dinleme, dua, sevdiğimiz tarzda müzik dinleme, başkalarına yardım etme vb.) yapabildiğim kadarını yaparım. Bana düşen tüm bu fiilleri gerçekleştirdikten sonra yapabileceğim başka bir şey kalmadıysa, vicdanen ve zihnen rahat olurum. İçim rahattır çünkü ben elimden geleni yapmış, oturduğum yerde kalıp sızlanıp, etrafı suçlayıp, başkalarından sürekli sorunumu çözmesini bekleyip, sorumsuz davranmamışımdır.
Üçüncü olarak yapılacak şey ise; neticelerin neler olacağını sabırla beklemek. Zaten yapılabilecekler yapıldı, netice ne kadar sürer, ne zaman süreç biter, nasıl sonuçlanır veya hep devam mı eder, bunları bilmemiz imkansız olduğundan ve bu konuda zaten bizim veya bir başkasının neticeyi belirleme imkanı olmadığından, içimiz rahat şekilde, sabırla, endişe veya depresyon yaşamadan hayatımızı makul şekilde yaşamaya devam ederiz. Hayatımızdaki diğer konulara, üretken ve pozitif olduğumuz alanlara daha fazla zaman ayırmaya çalışırız. Belirsiz olan konuya takılıp kalmak yerine, o konuyu merkezimize koymak yerine, biz daha faydalı/verimli/keyifli/rahatlatıcı/üretici konulara odaklanıyoruz.
Her zaman önemli olan husus şu: Bir şey olmasın, başıma hiçbişey gelmesin diye korku ve endişe ile yaşamak değil, başıma bişey gelince keder, acı, çaresizlik, bunalım vb. içinde kıvranmak değil, Bu hayatta herşey olabilir ama BEN NASIL BİR DURUŞ SERGİLEYECEĞİM diye bilinçli şekilde hazır olmak.
Sevgiler,


