ALBERT CAMUS
‘’İnsanlara hayır diyebilmek, acı bir şurup içmek gibidir. Başta çok zorlanırsın, yutamazsın ama seni onun iyileştireceğini bilirsin. ‘’Hayır’’ da böyledir, ilk kez söylerken biraz canın yanar ama sonra iraden güçlenir ve baş kaldırmayı öğrenirsin.’’
Bence çok güzel bir benzetme olmuş hayır diyebilmekle ilgili. Hayır diyebilmek derken ne kastediyoruz tabi önce onu kısaca açalım derim. Kişisel sınırlarımızı ihlal edecek her kişiye, her olaya, her davranışa, her talebe, her duruma Hayır diyebilmek, buna izin vermemek, kendimizi ihlale maruz kalmaktan korumak anlamında Hayır demekten bahsediyorum. Yoksa gerekli gereksiz her şeye muhalefet etmek adına hayır diyelim değil kastettiğim 🙂
İnsan kendini tanır ve sınırlarını bilirse, bu sınırları net çizerse, yaşam boyu çok rahat eder. Böyle insanlar da aslında çoğunluğun hayran olduğu, ne güzel prensip sahibi insan dediği, çok kaliteli biri, her zaman aynı duruşu sergiliyor dediği kişiler oluyor. İstikrarlı davranışları ve sergilediği net duruş insanlarda güven ve saygı oluşturuyor çünkü. İradesi güçlü, sınırları konusunda esnemeyen ve bunu korumak için cesaretle ve gerekirse bazı şeyleri kaybetmeyi göze alarak hareket eden kişi kısa vadede sıkıntı yaşıyor olsa da uzun vadede ve nihai olarak kazanan, iyileşen, içi rahat ve huzurlu olan kişi olarak yaşamını sürdürüyor.
Diğer tarafta, aslında içine sinmemesine rağmen, aslında hiç istemiyor olmasına rağmen, yaparsa ya da evet derse mutsuz, gergin, sıkıntılı vb. durumlar yaşayacak olmasına rağmen Evet diyenler var. Çünkü hayır dediği durumda sorun yaşayacağını, sevilmeyeceğini, kabul görmeyeceğini, dışlanacağını, menfaatlerini kaybedeceğini, yalnız kalacağını düşünen kişiler Hayır diyemiyorlar maalesef. Kısa vadede sıkıntı yaşamıyor gibi olsalar da aslında kendi sınırlarını kendileri ihlal ettikleri için içten içe bunalıyor, sıkılıyor ve mutsuz oluyorlar. Uzun vadede ise artık tükendikleri için, evet diyemez hale geldikleri için zaten ilişkileri genelde daha sert bir şekilde bozuluyor. Tabi çeşitli hastalıklara sahip olma pahasına, depresyon modunda yaşama pahasına, nörolojik sorunlar yaşama pahasına Evet demeye devam edenler de oluyor. Onlar zaten bütün ömrünü herkese feda etmenin, kendine ihanet etmenin pişmanlığını yaşlılık dönmelerinde ancak idrak ediyor ama iş işten geçmiş oluyor.
Bir ömür pişman olmamak, hastalanmamak, psikolojik sorunlar yaşamamak için lütfen sınırlarınızı net olarak çizin, bu sınırlara önce kendiniz sahip çıkın, kimsenin ihlal etmesine müsaade etmeyin. Bunun için de gerektiğinde Hayır demekten çekinmeyin. Albert Camus’un da dediği gibi, zamanla iradeniz güçlenecek, cesaretiniz artacak ve duruşunuz netleşecek herkesin nezdinde.
Sevgiler,


