Selamlar herkese 😊,

İnsan veya eşya, herşeyin bir an ya da bir gün gidebileceğini, değişebileceğini anlamak ve kabul etmek çok önemli.

Bağımlılık geliştirdiğiniz, çok fazla duygusal ve zihinsel bağ kurduğunuz, en ufak değişiminden çokça etkilendiğiniz herşey bu konu kapsamına giriyor aslında.

Mesela; arabanızı çok seviyor ve üzerine çok titriyorsunuz diyelim. Azıcık çizilse duygu durumunuz bundan çok etkileniyor.

Ya da arkadaşınıza, sevgilinize, eşinize bağımlı haldesiniz diyelim. Onların davranışları, sözleri, tepkileri, sizden ayrılmaları ya da uzaklaşmaları sizi çok etkiliyor.

Diğer bir örnek olarak, İşiniz sizin için çok çok önemli ve kusursuz şekilde devam etmesini istiyorsunuz diyelim. İşle ilgili oluşan herhangi bir sorun sizi inanılmaz derecede etkiliyor.

Son bir örnek verelim, birikmiş paranız var, her gün kontrol ediyorsunuz, bakıyorsunuz diyelim. Bir miktarı azalsa ya da bir kısmını kaybetseniz dünya başınıza yıkılıyor gibi hissediyorsunuz.

Burada temel sorun her an elimizden gidebilecek, her an hayatımızdan çıkabilecek, her an konjoktürel olarak değişebilecek eşyalara veya insanlara sanki kalıcı olacaklarmış gibi inanmak ve bağımlılık geliştirmek. Oysaki yaşadığımız dünya bunların kalıcı olacağına dair garantisi olan, taahhütü olan bir yer değil ki. Birisi bize doğduğumuz günden itibaren şunlar şunlar sende kesin kalacak, şunlar hiç değişmeyecek veya gitmeyecek, emin olabilirsin, dedi mi? Kaldı ki kendimiz bile bir gün bu yaşamdan gideceğiz, yani biz bile kalıcı değiliz.

Hal böyleyken, bir gün birçok şeyin eskisi gibi olmayabileceğini, bu yaşamda her şeyin geçici olduğunu, bugün var olanın, güldüğün muhabbet ettiğinin, yarın olmayabileceğini ya da değişebileceğini kabul etmek lazım. Bunu kabul etmek demek eşyayı korumayalım, insanlara emek vermeyelim anlamında değil tabi ki. Elbette elimizden gelen tüm özeni göstereceğiz hayatta ama bağımlılık geliştirmeyeceğiz. Gerektiğinde vazgeçebileceğiz. Olmasa da olur diyebileceğiz. Beklemediğimiz olumsuz durumlarla karşılaştığımızda kalbimiz acımayacak, makul şekilde mevcut durumda yapmamız gerekenleri yapıp yola devam edeceğiz. Orada takılıp kalmayacağız.

Araban mı gitti, yenisini almaya çalışırken metroya, otobüse binersin,

Arkadaşın, eşin, sevgilin vefasızlık mı yaptı, sana sürekli haksızlıklar mı yaptı, sağlıcakla kal deyip hayatından çıkaracaksın, hayatına kaldığın yerden güzelce devam edeceksin,

Paranı mı kaybettin, sağlığın yerinde, aklın yerinde, evin işin yerinde, yine kazanmaya çalışırken, bir süre daha tedbirli yaşarsın, bazı lükslerinden vazgeçersin, yoluna devam edersin,

İşin mi gitti elinden, iş yerinde adaletsizliğe mi uğradın, haksızlığa mı maruz kaldın, yeni iş ararsın, kapıları zorlarsın, yeni denemeler, yeni başlangıçlar yaparsın, elbette akıl ve beden sağlığın yerinde olduğu sürece kendine yeniden bir iş bulmaya çalışırken, bir taraftan da kendini daha çok geliştirecek şeylerle meşgul olur, yeni donanımlar kazanırsın.

Hiçbirşey vazgeçilmez, yeniden inşa edilemez, yeniden kurulamaz, yeniden yeşertilemez değildir. Bunun idrakine varmış ve uygulamada da hayata geçirmiş biri hayatını daha stabil, daha huzurlu, savrulmadan, güzel şekilde geçirir.