Yine geçen hafta KABUL ile ilgili verdiğimiz örneklere yenisini eklemek istiyorum. Çünkü direnmek ya da isyan etmek değil, gerçeği olduğu gibi kabul etmek, kabul edip anlamaya çalışmak ve gerekli dersleri çıkararak yola devam etmek gerçekten yaşam için kritik öneme sahip bir beceri. Altını çizmek istiyorum BECERİ ifadesinin. Çünkü maalesef bu beceriye sahip olamadığımızda, başımıza gelen her olaya karşı aşırı, orantısız, hatalı ya da alakasız tepkiler verebiliyoruz. Bu da gerçeği hiç anlayamadan, bu işin bize ne anlattığını anlayamadan kendimizi yıpranacağımız, üzüleceğimiz, sıkıntı duyacağımız bir sürecin içerisine sokmamıza neden oluyor.

Diyelim ki, çalıştığınız iş yeri iflas etti ve 1 gecede işinizi kaybettiğinizi öğrendiniz. Bunu duyduğunuzda elbette insani olarak üzüntü duymanız, size acı vermesi çok doğal. Çeşitli çeşitli düşüncelerin sizi kuşatması ve endişe yaşamanız da çok normal. Fakat yine her zaman dediğimiz gibi, kötü hissettiğiniz ve kötü düşündüğünüz bu sürecin çok uzamasına izin vermeden başınıza gelen bu olayı kabul etmek ilk adım.

Hayatta herşey olabilir, birçok insanın başına bunlar geçmişte de geldi, bugün de geliyor, yarın da gelecek. Yaşam boyu başımıza gelebilecek şeyleri kontrol etmemiz ya da belirlememiz mümkün olmadığına göre, şu hayatta kontrol edebileceğimiz tek şeyin kendimiz olduğunu kabul etmeliyiz. Sonrasında ise,

-Şimdi bu duruma karşı nasıl bir aksiyon alacağım? (Tek tek alternatifleri yazmak ve değerlendirmek)

-Bu durum bana neyi hatırlattı aynı zamanda? (her an herşeyin değişebileceğinin farkındalığını sağlaması)

-Bu işin bitişi daha iyi başka bir durumun başlamasına sebep olabilir mi?

-Böyle bir durumu öngörerek daha önce bir B planı ya da C planı hazırladım mı? Hazırlamadıysam bu acıdan çıkarmam gereken derslerden biri de bu olabilir mi?

gibi soruları kendimize sormamız lazım. Kendimize bu tür soruları sormamız, daha çok içimize doğru dönmemizi, kendi potansiyelimize, kendi kaynağımıza başvurmamızı sağlayacak. Duruma ilişkin farkındalığımız artarken, düştüğümüz yerden kalkabilmek adına çokça gayret edeceğiz. Bu da bizi çözüm üretmeye ve tekrar ayağa kalkmayı başardığımızda ise kendimize daha çok güvenmeye sevk edecek. Nihai olarak şöyle bir arkamıza dönüp baktığımızda, acının geldiğini, sizin onu çözmek için neler yaptığınızı ve acının sizi terk edip gittiğini ve size çok değerli şeyler öğrettiğini görecek, biraz daha olgunlaşarak bu olayı atlattığınızı anlayacaksınız.

İşte KABUL’ü bu kadar kıymetli yapan, değerli yapan şey, önce durumun farkındalığına eriştirmesi, sonra ise olayın sıcağıyla saçmalamak yerine, olayı makul şekilde değerlendirmeyi ve zorluklarla başa çıkabilmeyi öğrenmeyi ve olgunlaşmayı sağlaması.

HAFTAYA HAREKETE GEÇMEK KONUSU İLE DEVAM EDELİM … 😊