Bir önceki yazımda KABUL kavramının çok temel ve önemli bir adım olduğundan bahsetmiştim. Hayatta farklı alanlardaki birçok gerçekliği ilk önce kabul etmek atılan en önemli adımdır. Örneğin;
Dünyanın; her çeşit duygunun, her türlü olayın yaşanabildiği bir yer olduğunu kabul etmek
Her insanın çok farklı özelliklere, çok farklı bakış açılarına, tercihlere sahip olduğunu kabul etmek
Asla olmaz dediğimiz olayların bizim de başımıza gelebileceğini kabul etmek
Yaşamımız boyunca mutlaka hatalar yapacağımızı, bunun kaçınılmaz olduğunu kabul etmek
Sevinçlerin de üzüntülerin de, acıların da mutlu anların da mutlaka geçici olduğunu kabul etmek
Başımıza gelen olayları seçemediğimizi ancak sadece onlara karşı nasıl tepki vereceğimizi seçebildiğimizi kabul etmek

Garanti ya da kesin gördüğümüz herşeyi bir anda kaybedebileceğimizi kabul etmek
Bedenimizi beslemenin zorunlu olduğu gibi, ruhumuzu beslemenin de zorunluluk olduğunu kabul etmek
Kendine değer vermeden, saygı duymadan ve kendini sevmeden; başkasına değer vermenin, saygı duymanın ve sevmenin çok zor olduğunu kabul etmek
Hayatında elini kolunu bağlayan ve sana sıkıntı veren tüm bağımlılıklarından kurtulmak için harekete geçmek yerine, korkularınla yüzleşmek yerine, beklediğin sürece, o sıkıntıların geçmeyeceğini kabul etmek
Hayatta her zaman kendinle tek başınayken mutlu yaşamayı başarırsan, başka deyişle kendinle mutlu zaman geçirebiliyorsan, başkaları hayatından çıksa da bunun seni yıkamayacağını bilmek ve kabul etmek
Ölümün gerçek olduğunu kabul etmek …
Daha birçok şey sıralayabiliriz. Ama asıl anlatmak istediğim; herşeyin olabildiği, herşeyin yaşanabildiği, herşeyin değişebildiği bu dünyada, bizim de herşeyi yaşayabileceğimizi normal görmek, kabul etmek. Hiçbirşey için aşırı şaşırmanın, aşırı önemsemenin, aşırı tepkiler vermenin, çok yoğun ve çok uzun süreli duygular yaşamanın bu dünyanın gerçekliği ile ters düştüğünü anlamak ve kabul etmek.
Peki kabulün bize ne faydası var? Diyelim ki kabul ettik sonra ne yapacağız?
Haftaya bu soruların cevapları üzerinde konuşalım.
Huzurla kalın…


