Beklentilerimizden,

Düşkünlük duyduğumuz şeylerden,

Konfor alanlarımızdan,

Boş kalmaktan,

Gelişmek adına hiçbir şey yapmamaktan,

İyilik yapmayı ve yardım etmeyi lüzumsuz görmekten,

Değişim ve gelişime direnmekten,

Her türlü ekrana duyduğumuz bağımlılıktan …

VAZGEÇMEDİKÇE; hayatımızın genelinde bir huzur, bir tatmin duygusu, yaşamımızda bir anlam bulmamız zor görünüyor.  Sadece bize daha kolay, daha alışık olduğumuz, daha rahat, daha zahmetsiz göründüğü için VAZGEÇMEDİKLERİMİZ, aslında yaşamımızı daha zor, daha huzursuz, daha mutsuz ve tatminsiz hale getiren şeyler. ‘’Mutsuzluksa da bildiğim, tanıdığım mutsuzluk en azından’’ misali.

Mesela sürekli olarak başkalarından bizim için bir şeyler yapmasını, aramasını, öncelik vermesini, önemsemesini, sevmesini, hizmet etmesini vs. beklemek yani sürekli bir beklenti içinde olmak ne kadar sağlıklı bir durum? Odağımızı neden başkalarının davranışlarına yoğunlaştırıyoruz? Beklentiler gerçekleşmeyince ne olacak peki? Kendimize güvenmek, çoğu şeyi yalnızca kendimizden beklemek varken neden dış dünyaya bağımlı hale gelelim? Üstelik çoğu şeyi kendimizden beklemek; düşünmemizi, harekete geçmemizi, beceriler kazanmamızı, kabiliyetlerimizi artırmayı, yeni şeyler öğrenmemizi, özgüvenimizi ve başarımızı artırmayı sağlıyorken.

Sürekli olarak telefon, bilgisayar ya da televizyon ekranlarında; hiçbir fayda sağlamayan, bize hiçbir şey katmayan, yeni şeyler öğretmeyen, zihnimizi ve ruhumuzu geliştirip beslemeyen şeylerle vakit öldürerek yaşayan ölüler gibi olmaz mıyız? İnsan olmak, insanca yaşamak ya da insan olarak gerçek manada yaşıyorum diyebilmek bu şekilde mümkün olur mu?

Sınırlarımızı zorladıkça nasıl gelişen bir varlık olabildiğimiz gerçeğini idrak etsek, konfor alanlarımızı terk ederdik diye düşünüyorum. Bizi gelişmekten alıkoyan düşkünlüklerimiz, konfor alanlarımız, faydasız alışkanlıklarımız, kendi kendimizi sabote eden zihnimizdeki yanlış inanç ya da düşünce kalıpları, tembellik ve üşengeçlik hastalığımız, hareketsizliğimiz vb. her şeyle mücadele etmeli, bilinçli bir irade göstererek yılmadan, zorlukların tek tek üstesinden gelerek her yönden gelişmeye çabalamalıyız. Ayrıca bunların üzerine bir de yaşam felsefemize; ihtiyacı olanlara yardım etmeyi, insanlara iyilik yapmayı (kendimizi kullandırmak demiyorum 😊) ve bunun verdiği manevi tatmini yaşamayı eklersek işte o zaman gerçekten huzur ve tatmin içerisinde bir ömür bizleri bekliyor diyebilirim.

Hadi zincirlerimizden kurtulup ayağa kalkalım ve kendi hayatımızın kumandasını kendi elimize alalım …