Biz Dünyalılar😊, bu hayata geldik ve burada yaşamak durumundayız. Yaşamak üzere geldiğimiz yerin nasıl bir yer olduğunu bilmemiz, öğrenmemiz, anlamamız ve kabul etmemiz çok büyük önem taşıyor bu nedenle.
Şöyle düşünelim mesela; kayak tatiline bir dağ oteline gideceğiz, orada 5 gün kalacağız, iyi bir tatil olmasını istiyoruz. O halde öncelikle oteli, hizmetlerini, piste uzaklığını, güzel aktivitelerini, olası risklerin ya da sorunların neler olduğunu, bir sorun yaşarsak kime ve nereye ulaşacağımızı vb. tüm hususları öğrenmeye ve anlamaya çalışırız. Bunları anlayıp hazırlıklı olarak oraya gittiğimizde, hem o sürecin tadını çıkarırız hem de sorun yaşarsak nasıl atlatacağımızı bilerek daha verimli bir tatil geçirmiş oluruz. Aksaklık yaşandığında tatilimizi tam anlamıyla istediğimiz gibi geçirememiş olsak da, aşırı üzülüp, öfkelenip kendimize o süreci zehir etmeyiz. Yapabildiklerimizle devam eder, son güne kadar etkin değerlendirmeye çalışırız. Örneğin ayağımız burkuldu diyelim ve otelin doktoru 3 ay süreyle kayak yapmamızın uygun olmadığını söyledi. Bu olası sorunu yaşayan birey olarak ‘’zaten 5 gün tatilimiz vardı, onda da başıma bunlar geldi, kayak yapamadan döneceğim, o kadar da para harcadım, ne işe yarar ki kalan günlerde burada olmam, aksilikler beni bulur zaten … ‘’ diye düşünmek ve kalan tüm zamanı kendimize ve yanımızdaki insanlara zehir etmek mümkünken, ‘’olabiliyor bazen bu tür beklenmedik durumlar, ben de sucuk ekmek yemenin, bol tarçınlı salep içmenin, şömine önünde kahve içmenin, manzarayı seyretmenin, kitap okumanın tadını çıkarırım’’ diye düşünmek ve kalan günleri mümkün olan en iyi şekilde geçirmek de mümkün.
Benzer şekilde bu dünya hayatında beklenmedik sorunlar, riskler, güzel olaylar, hastalıklar, kazalar, başarılar, mutlu eden gelişmeler vb. birçok durumun yaşanması muhtemel. Kendi etki alanımız dışında, hiçbir şekilde kontrol edemeyeceğimiz yaşanması muhtemel çok fazla durum oluşabilir. Bu aslında bize default sunulan veri. Bu dünya bize diyor ki; var olduğum zamanlardan beri misafir ettiğim tüm yolcularım, ayrım olmaksızın, iyi-kötü-tehlikeli-heyecan verici-güzel-zor-acı veren- mutlu eden … durumlardan bir kısmını veya tamamını mutlaka yaşadılar. Burası tüm bunların yaşanabileceği bir yer. Önce bunu bil, öğren. Sonrasında ise hangi durumu nasıl atlatabileceğini anlamak için çaba harca, malumat edin ve idrak etmeye çalış. Kendine bu konuda donanım sağla. Ruhsal, zihinsel, fiziksel, psikolojik açıdan ciddi zararlar görmemek adına; olaylara karşı nasıl ve ne kadar süre tepki vereceğini, nasıl atlatabileceğini, ne şekilde aksiyonlar alabileceğini, yılmadan yolculuğuna nasıl devam edebileceğini, olayların aynı zamanda fırsata dönüştürülebilecek olumlu taraflarının neler olabileceğini, o durum ya da olay nedeniyle neler öğrendiğini ya da ne dersler çıkardığını analiz ederek, bu hususlara odaklan.
Dünyanın bize yukarıda seslendiği hususlara kulak verilmesini öneriyorum ben, bu şekilde dayanıklı, esnek ve yılmaz bir birey olarak daha güzel bir ömür yaşarız. Peki ama bu resilience diye ifade edilen dayanıklılığı/yılmazlığı/elastikiyeti nasıl inşa edeceğiz? Nasıl yerleştireceğiz kendi yolculuğumuza? Bu sorulara yanıtımı da bir sonraki yazıya bırakıyorum. Sevgiler 😊


