Evet, kendimizle baş başa kalınca neler olabilir diye geçen hafta birçok soru sormuştuk kendimize.

‘’ İlim ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktır ‘’ sözünü çok severim, çok anlamlıdır. Her şey önce kendini bilmek, kendini tanımak, kendini kabul etmek ve sevmek, kendine şefkat duymak, kendinle barışık ve mutlu olmakla başlar.

İnsan kendisini tanıdıkça, eksiklerini, zaaflarını, güzel ve güçlü yanlarını, değerlerini anladıkça; kendisi üzerinde çalışmaya başlayacağı, hayatını anlamlandıracağı, kendini geliştirip büyüyeceği, olgunlaşacağı uzun bir yolculuk başlıyor aslında.

Yolculuk boyunca her zaman daha iyi, daha gelişmiş, daha olgunlaşmış bir insan olmak için çabalayan kişi; her zaman dinç, enerjik, huzurlu, aktif, hareketli, merak ve heyecan içinde bir yolculuk yaşar. Bu dinamik ve gittikçe güzelleşen yapı, insanı kendisiyle baş başa kaldığı zamanları heyecanla bekleyecek bir noktaya getirir. Kendiyle geçirdiği zamanın değerini bilir, huzurunu ve mutluluğunu yaşar.  

Kendisiyle olan yolculuğunu anlamlı ve huzurlu şekilde yaşayan kişi, başkalarıyla da geçirdiği zamanları daha güzel, daha anlamlı, daha paylaşımcı, daha huzurlu yaşar. Kendini seven, kendiyle barışık ve huzurlu olan kişi başkalarını da sevebilir, anlayabilir, güzel paylaşımlarda bulunabilir.

Kendisiyle mutlu olabilen kişi, bir sorun yaşadığında da önce kendi içine dönüp bakar. Acaba bendeki herhangi bir zaaf, eksik taraf nedeniyle mi yaşandı bu durum yoksa ben değerlerime, özüme, iyi ve güzel olana göre davranmama rağmen, bu durum karşımdakinin beni duymaması, anlamaması nedeniyle mi oldu diye düşünür. Bunu yaparken de çok dikkatli, çok titiz davranır. Vicdanı ona daima yol gösterir. Kendini haklı çıkarmak gibi bir derdi yoktur. Hatayı bir an evvel karşı tarafa yüklemeye çalışmak gibi bir derdi de yoktur. Gerçekten, samimiyetle, dürüstlükle sorunun kaynağını anlamak için düşünür, çaba gösterir. Eğer sorun kendisinden kaynaklıysa, kendisiyle yüzleşmekten korkmaz, hem kendini o konuda geliştirmeye, değiştirmeye, dönüştürmeye çalışır hem de olgunlukla bunu karşısındakine ifade ederek özür diler. Hatasından ders çıkarır ve onun kaynağını tamir eder. Eğer sorun karşısındaki kişiden kaynaklıysa, bu durumun karşısındakinin iç problemi olduğunu, onun kendi içinde çözmesi gereken sorunlar olduğunu bilir ve kendisi ile ilgili bir durum olmadığının bilinci ve huzuruyla hareket eder.

Kendisiyle baş başa mutlu ve huzurlu olabilen bir insanın hem kendisi sürekli gelişir ve daha güzele dönüşür hem de çevresi kendiliğinden değişir, dönüşür. Sen değişirsen dünya değişir.

Kendiyle barışık ve mutlu insanlar olabilmemiz dileğiyle 😊